Monday, October 18, 2010

Quentin Gauthier aka Q.G.


Q.G.'nin yaptığı parçaları sevdiğimden çok remixlediği parçaları seviyorum sanırım. İlk kez dinlediğim Shadow Dancer - Cowbois, ya da Midnight Art - Hook Story remixleri gibi. Kendi prodüksiyonlarında nedense hiçbir zaman istediğimi bulamadım ve buna Reign In Blood da dahil oldu. Ancak yaptığı remixler söz konusu olunca kendi tarzında ondan iyisi olduğunu sanmıyorum. Canlı setlerini ise kesinlikle atlamamak gerekiyor. Sanırım iki sene kadar önce de, istediği 600-700 Euro gibi komik bir paraya rağmen, zevk sahibi organizatörlerimiz tarafından reddedilmişti. Umarım tekrar buraya gelmeye karar verirse aynı hatayı yapmazlar.

Q.G. 2006 yılının sonuna kadar rock gruplarında gezindikten sonra birçoklarının yaptığı gibi yönünü electroya çevirdi. Eğer tarzını kendisine sorma fırsatını bulursanız size söyleceği tek kelime olacaktır: "Elektrik", ancak bana sorarsanız acidik, biraz karanlık, bol distorsiyonlu electro diyebilirim.

Yayınlayacağım parçalara karar veremiyorum. Yenilerin yanında, daha önce dinlememiş olanlar için biraz da eskilerden ekleyeceğim. Son EP "Bomb Remixes" benim için her ne kadar hayal kırıklığı olsa da, en azından Disater versiyonuna bir şans verebiliriz.

Q.G. - Empire (Preview) by Q.G.

Q.G. - Bomb - Disater Version
Dj Antention - Rapid Fire - Q.G. Funeral Remix
Difuzion - Talking Kebab - Q.G. remix
The Phantom's Revenge - When Mister Hyde killed Dr Jekyll - Q.G. remix
Q.G. - Reign In Blood - The Toxic Avenger Remix
Landmark - Smells Like Teen Spirit - Q.G. Remix
Shadow Dancer - Cowbois - Q.G. Remix

Monday, October 11, 2010

The Amplifetes


Albümü çalma listeme eklerken indie birşeyler duymayı bekliyordum aslında The Amplifetes ismi yüzünden ama İsveçli dörtlünün beni şaşırttığını itiraf etmeliyim. Sadece bir yıllık bir geçmişe sahip grubun üyeleri; 60'larda Roy Wood ve Velvet Underground'dan, sonrasında 70' lerin The Electric Light Orchestra, The Ramones, ve Elvis Costello'nun erken dönemlerinden, 80'lerin New Wave'i, David Bowie ve farklı biçimlerinden Chicago House'a giden bir etkilenme sürecinden geçen bir "Rüya Takımı" olarak bahsediyorlar kendilerinden. Aslında bunu albümde direkt olarak hissetmek elbette pek mümkün değil. Bunun yerine kulaklarınızı electro, electro pop kıvamında rock, garage pop ve birazda punk'a hazırlamanızı söylemeliyim.


Aslında bu video için söyleyecek pek bir şey bulamıyorum. The Amplifetes'ın ilk single'ı It's My Life'ın kullanıldığı promo videosunda, Roberto Cavalli, eknomik kriz etkisindeki dünyanın gereksinimlerine tam olarak cevap verecek bir ürün sunuyor bize. Neyse, biraz sıkıcı ama Milla Jovovich'li Roberto Cavalli Mastercard videosuna bir göz atabilirsiniz.

The Amplifetes'in bir diğer single'ı Whizz Kid ise benim için daha farklı bir önem taşıyor. Uzun süredir ortalarda görünmeyen favorilerimden Blende sonunda kendine yakışan bir remixle karşımızda. Önce Northern School, arkasından Itarus'la baya bir canımı sıkmıştı, umuyorum Whizz Kid onun için yeni bir başlangıç olur.


The Amplifetes - "It's My Life"
The Amplifetes - "Somebody New"
The Amplifetes - "Whizz Kid - Blende Remix"